Mehmet Akif Ersoy-Hayatı-Eserleri-Şiirleri-Sözleri-Kimdir

mehmet-akif-ersoy-yaşamı-hakkında-bilgi-kimdir

Mehmet Akif Ersoy, başta İstiklal Marşı olmak üzere ardında birçok eser bırakmış Türk tarihinin en büyük şairlerinden biridir. Eserleri, kişiliği ve mücadelesiyle en çok merak edilen isimlerden biri olmuştur. Yaşamı mücadelelerle dolu Mehmet Akif Ersoy’un hayat hikayesi hakkında geniş bir yazı hazırladık.

Bu yazıda Mehmet Akif Ersoy’un hayatını, eserlerini, şiirlerini ve sözlerini, eserlerinde işlediği konuları ve düşüncelerini ayrı ayrı başlıklar altında anlattığımız, Mehmet Akif Ersoy hakkında bilgi aktardığımız bu yazıyı sizin de zevk ile okuyacağınızı tahmin ediyoruz.

Mehmet Akif Ersoy’un Hayatı

Mehmet Akif Ersoy, en önemlisi İstiklal Marşı‘mız olmak üzere arkasında birçok önemli eser bırakmış önemli bir isimdir. 1873 yılında İstanbul’un Fatih semtinde dünyaya gözlerini açmış. Mehmet Akif Ersoy’un babası Fatih Medresesi Müderrislerinden Mehmet Tahir Efendi, annesi Emine Cemile hanımdır.

Çocukluk yılları Osmanlı Devleti’nin “hasta adam” adıyla adlandırıldığı zamana denk geldi. Akif 4 yaşının içinde iken, 1878 yılında Fatih’te Emir Buhari Mahalle Mektebi ile eğitim hayatına başladı. İki yıllık eğitimini burada geçirdikten sonra Fatih İbtidaisi’ne geçiş yaptı. Aynı yıllarda babasından Arapça dersleri almaya başladı.

Mehmet Akif, 1882 yılında ilköğretimini başarıyla bitirdi. Daha sonra, Fatih Merkez Rüştiyesi’de eğitim hayatını sürdürdü. Ayrıca İran Edebiyatı vb dersler alarak ilgi alanları konusunda kendini geliştiriyordu. Rüştiyeyi yani ortaokulu bitirdikten sonra, lise eğitiminde Mülkiye’nin İdadi bölümünde eğitim gördü ve devamında yüksek kısmında eğitimini sürdürdü. Ancak yaşadıkları evin bir yangın sonucunda yanması ve babasının beklenmedik vefatı sonra eğitim gördüğü okula devam edemeyip, sivil veterinerlik okulu olarak parasız, yatılı eğitim veren Baytar Mektebi’ne geçiş yaptı. Bu okulu birincilik derecesiyle bitirdi. Edebi ve sanatsal yönden yetenekli olan Mehmet Akif’in şiir ile ilgisi ilk kez bu zaman diliminde başladı. İlk şiirlerini bu dönemde kaleme aldı.

1983 senesinde, bugün karşılığı ziraat bakanlığı veterinerlik işleri olan “ziraat nezareti umur-u baytariye şubesinde” çalışma hayatına başladı.1913 yılına kadar burada veteriner işleri genel müdür yardımcısı devam ettirdiği görevinden istifa edip ayrıldı.

25 yaşında, Amire veznedar Mehmet Emin Bey’in kızı İsmet Hanım ile hayatını birleştirdi. Bu senelerde, Fransızca, Arapça ve Fransızca eserlerden yatığı çeviriler ve kaleme aldığı şiirler Resimli Gazete ve Maarif Dergisi’nde yayınlandı.

Baytarlık mesleği yaptığı süre boyunca; yaptığı meslekten daha fazla şiirliğiyle ön plana çıkan Mehmet Akif, şair kişiliğiyle daha çok tanındı. Eğitmenlik yaşamına Halkalı Baytar Mektebi’nde resmi yazışma usulü dersi vererek başladı. 1908 yılı itibariyle, Edebiyat Fakültesi ve Darülhilafe Medresesi bünyesinde “Osmanlı Edebiyatı” alanında öğretmenlik yaptı.

Birinci dünya savaşı ve kurtuluş savaşı sırasında milli mücadeleye önemli destek verdi. 1921 yılında, Burdur millet vekili olarak seçildi. 1921 yılında açılan milli marş yarışmasına vatan şiiri para ile yazılmaz diyerek katılmak istemedi. Dönemin milli eğitim bakanının çabalarıyla, ödülü almamak koşuluyla yarışmaya dahil oldu. Yazdığı şiir büyük millet meclisinde ayakta alkışlanarak 12 Mart 1921’ de İstiklal Marşı olarak kabul edildi. Yarışma ödülünü Kızılay bünyesindeki Darü’l Mesai (İş Evi) Vakfına bağışladı.

Mehmet Akif Ersoy’un hayatı boyunca kaleme aldığı eserlerini bir araya getirdiği Safahat’a İstiklal Marşı’nı dahil etmemiş. İstiklal Marşı’nın ulusun marşı olduğunu söylemiş. İstiklal Marşı‘nı Türk Milleti’ne armağan etmiştir.

Abbas Halim Paşa’nın daveti ile 1923 yılında Mısır’da ikamet etmeye başlamış. 1929 yılında Kahire’de bulunan “Câmiü’l-Mısriyye” Üniversitesi’nde, Türkçe dersi vermeye başlamış. 1936 yılına kadar Türkçe öğretmenliği görevini devam ettirmiştir. Mısırda bulunduğu süre içerisinde sağlık sorunları yaşamış.

17 Haziran 1936’da İstanbul’a, vatanına dönüş yapmıştır. Mehmet Akif Ersoy mücadelelerle dolu bir yaşamın ardından 27 Aralık 1936 tarihinde hayata gözlerini yummuştur. Ölümünün ardından Edirnekapı Mezarlığı’na defnedilmiştir. Kişiliği, karakteri ve mücadelesiyle Türk Millet’inin kalbinde yer edinmeyi başarmıştır.

Mehmet Akif Ersoy’un hayatı, biyografisi, yaşamı ile ilgili yazımız  hakkında fikirlerinizi bize yorumlar kısmında aktarabilirsiniz.


Mehmet Akif Ersoy’un Düşünce Yapısı

Mehmet Akif Ersoy’un hayatı mücadeleler ile geçmiştir. Hayatının önemli bir kısmında vatan toprağının düşman işgalinden kurtulması, Türk Milleti’nin bağımsızlık için verdiği mücadele içinde gecen Mehmet Akif Ersoy’un savunduğu değerler içinde hürriyet olgusunun büyük bir yeri vardır. Hürriyet kavramı, Mehmet Akif için vazgeçilemez değerler arasında bulunmaktadır. Hürriyet uğruna gözünü kırpmadan can verilmesi gereken kutsal bir değer, insan olarak yaşamının sürdürmenin olmazsa olmaz şartlarındandır.

Mehmet Akif‘in eserlerinde yüksek önem verdiği değerlerden biri de vatandır. Vatan, tıpkı hürriyet, bağımsızlık kavramlarında olduğu gibi Mehmet Akif’in aşkla bağlı olduğu bir kavramdır. Mehmet Akif için vatan, özgürlük, bağımsızlık, bayrak, din ve namus gerekirse uğruna can verilebilecek, asla düşmana çiğnetilmeyecek kutsal değerlerdir.

Mehmet Akif’e göre bir toprağın vatan olabilmesi için orada ilk önce millet bağımsız olmalıdır. Vatan bir toprak parçası olmaktan daha çok, tüm kutsal değerleri temsil eden, varlığımızın, şanlı geçmiş ve geleceğimizin sembolüdür. Vatan yalnız içinde yaşadığımız ve hayatımızın kendisine bağlandığı bir kara parçası değildir. Vatan kavramında, bütün millet tarihi gömülüdür.

Mehmet Akif Ersoy kişiliği, karakteri, hayata bakış açısı, savunduğu değerler ve arkasında bıraktığı eserler ile Türk Millet’inin yüreğinde önemli bir yer edinmeyi başarmıştır.


Mehmet Akif Ersoy’un Eserleri:

Mehmet Akif Ersoy’un kaleme aldığı eserlerin yayın tarihleri, içinde bulundurduğu şiir sayısı ve mısra sayıları şu şekildedir:

  • Safahat (1911): 44 şiir ve 3084 mısradan oluşmaktadır.
  • Süleymaniye Kürsüsünde (1912): 1 şiir ve 1002 mısradan oluşmaktadır.
  • Hakkın Sesleri (1913): 10 şiir ve 482 mısradan oluşmaktadır.
  • Fatih Kürsüsünde (1914): 1 şiir ve 482 mısradan oluşmaktadır.
  • Hatıralar (1917): 10 şiir ve 1314 mısradan oluşmaktadır.
  • Asım (1924): 1 şiir ve 2292 mısradan oluşmaktadır.
  • Gölgeler (1933): 41 şiir ve 1374 mısradan oluşmaktadır.

Mehmet Akif Ersoy’un Şiirleri

Mehmet Akif Ersoy’un yaşamı boyunca kaleme aldığı ve bize bıraktığı şiirlerin listesi;

  • Acem Şahı
  • Ahiret Yolu
  • Amin Alayı
  • Azimden Sonra Tevekkül
  • Bayram
  • Bir Gece
  • Bir Mersiye
  • Bülbül
  • Çanakkale Şehidlerine
  • Ezanlar
  • Fatih Camii
  • Geçinme Belası
  • İstiklal Marşı
  • Mahalle Kahvesi
  • Pek Hazin Bir Mevlid Gecesi

Mehmet Akif Ersoy’un eserleri, şiirleri, kitapları, yazıları hakkındaki düşüncelerinizi yorumlar kısmında bizim ile paylaşabilirsiniz.


Mehmet Akif Ersoy’un Şiirlerinde İşlediği Konular

Mehmet Akif’in şiirlerinde ele aldığı konular:

Mehmet Akif eserlerinde bir çok konuya değinmiştir. Özellikle aile, ahlak, birliktelik, cehalet, toplumsal çöküş, milliyetçilik ve vatan kavramlarının üzerinde durmuştur. Mehmet Akif eserlerinin temel konusu şu şekildedir;

  • adaletsizlik
  • aile
  • ahlak bozukluğu
  • birliktelik
  • cehalet
  • çocuk ve gençlerin eğitimi
  • eğitim kurumları ve çatışma
  • garpçılık
  • ırkçılık
  • islamcılık
  • kader ve irade
  • kadın
  • milliyetçilik
  • sosyal problemler
  • şarkçılık
  • tevekkül
  • toplumsal çöküş

Mehmet Akif’in şiirlerinde işlediği konular, şiirlerinin ana fikri ve şiirlerinin konusu hakkındaki yorumlarınızı bizim ile paylaşabilirsiniz.


Mehmet Akif Ersoy’un Sözleri

Mehmet Akif Ersoy hayatı boyunca inandığı doğrulardan ayrılmamış, düşünceleri için mücadele etmiştir. İnancını ve düşüncelerini birçok kez usta kalemiyle ve sözleriyle bize aktarmıştır. İşte Mehmet Akif Ersoy’un en önemli sözleri:

  • “Allah bir daha bu millete İstiklal Marşı yazdırmasın”;

En önemli sözlerinden birisi belki de en önemlisidir. Mehmet Akif’in milli mücadeleye bakış açısını, vatan, millet sevgisini birkaç kelimede anlatan, kelime sayısı olarak küçük ama anlam olarak çok büyük sözler.

  • “Hakkıdır, hür yaşamış, bayrağımın hürriyet. Hakkıdır, Hakk’a tapan, milletimin istiklal!”

Türk milletinin hiçbir zaman zincirlere vurulamayacağı, esir edilemeyeceğini, koşullar ne kadar kötü olursa olsun özgürlük, bağımsızlık ve hürriyet için ölümü pahasına mücadele edeceğini ve istiklalini kazanacağını anlatan mısralardır.

  • “Cehennem olsa gelen, göğsümüzde söndürürüz. Bu yol ki Hak yoludur, dönme bilmeyiz, yürürüz”;

İçindeki vatan sevgisini, vatanını, milletini korumak için kendisinin neler yapabileceğini anlatan, milletin, hep beraber vatan uğrunda her şeyini vereceğini ifade eden sözlerdir.

  • “Bir zamanlar biz de millet, hem nasıl milletmişiz. Gelmişiz dünyaya millet nedir öğretmişiz.”

Türk milletinin nasıl bir millet olduğunu, ne kadar asil, ne kadar yüce bir millet olduğunu dünyaya anlattığını ifaden sözlerdir.

  • “Sahipsiz olan memleketin batması haktır. Sen sahip olursan bu vatan batmayacaktır.”

Vatanına, milletine, bayrağına sahip çıkmayan bir ulusun sonunda vatanını kaybedeceğini, aynı toprak parçası üzerinde yaşayan bütün bireylerin birlik ve beraberlik içinde toprağına, bayrağına sahip çıkması gerektiğini anlatan sözlerdir.

  • “Yumuşak başlı isem kim dedi uysal koyunum? Kesilir belki, fakat çekmeye gelmez boynum!”

Düşencelerinden, görüşlerinden ve haktan asla taviz vermeyeceğini, başkaları tarafından yönetilmek, yönlendirilmek yerine canını vermeye hazır olduğunu anlatan sözlerdir.

  • “Kim demiş Avrupa insanı medeni? Ne edep var ne haya çırılçıplak bedeni! Eğer medeniyet açıp saçmaksa bedeni. Desenize hayvanlar bizden daha medeni!”

Türk insanı medeni olmamak ile geri kalmışlık ile suçlayanlara verilmiş bir cevap niteliğindedir. Medeniyetin görünüş, giyinme şekliyle olmayacağını, ancak doğruluk, dürüst, güzel ahlak ile medeni olunabileceğini anlatan sözlerdir.

  • “Lafı bol, karnı geniş soyları taklid etme. Sözü sağlam, özü sağlam, adam ol, ırkına çek.”

Kimi örnek almamız gerektiğini anlatan, doğru, dürüst kısacası ataları gibi ırkı gibi olmamızı isteyen sözlerdir.

  • “İz bırakanlarla senin aranda basit bir fark var sadece: Onlar ömür boyu gayret ediyorlar; sen ömür boyu hayret ediyorsun”

Hayatta başarılı olmak, bir iz bırakmak, bir şeyleri başarmak istiyorsan çalışıp çabalamamız gerektiği, çalışmaz isek başarı sağlayamayacağımızı, başarısız olunca da ancak diğer insanların başarılarına ibretle bakabileceğimizi anlatan bir sözdür.

  • “Bize çağ dışı diyorlar doğrudur; çağlar açtık, çağlar kapattık. Çağlar bizden geri.”

Türk insanını geri kalmışlıkla suçlayanlara, Türk ulusunun geçmişinin ne kadar büyük başarılarla dolu olduğu, tarihi değiştirecek, çağ açıp çağ kapatacak kadar güçlü ve başarı bir millet olduğunu anlatan sözlerdir.

Mehmet Akif Ersoy’un önemli ve ünlü sözleri ile ilgili yorumlarınızı bizimle paylaşabilir; sizde önemli sözlerinden bildiklerinizi yorumlar kısmına yazabilirsiniz. 


Mehmet Akif Ersoy ile İlgili Yazı

Konu Başlığı: Ülküsünün Adamı Mehmet Akif

Hakikat şu ki; böylesine özel ve yüce bir şahsiyeti anlatmakta kifayetsiz kalıyor kelimelerimiz. Onun gibi olamamanın kaybettirdikleri bir de memleketin Mehmet Akif gibilerine olan ihtiyacı suskun bırakıp, sindiriyor basmakalıp cümlelerimizi. Milleti ve vatanına kazandırdıklarının karşılığını ödeyememek de burkuyor içimizi. Ne onun gibi olabildik ne de değerlerine yeterli özen gösterdik. Aynı vatanın evladı olsak bile, o her daim tam inancı peşi sıra koca yüreğiyle esip savurur vatanseverliğimizi!

Anadolu’nun hararetli olduğu savaş rüzgarlarının kıyı bucak estiği dönemlerde, sağlam yaradılışlı bu adam dimdik duruyordu. Ne dünyalık hevesler vardı zihninde ne de onu alçaltacak bir hırs. Dediği gibi; iman dolu, zorluklara siper bir göğsü vardı. Sırası gelmedikçe ilmini dahi belli ettirmeyen koca bir tevazusu, hiçbir yokluğa yahut zulme boyun eğmeyecek bir tav, temiz kalbinin yanı sıra bir o kadar da iyiliğe taraf düşünceleri, ulusu bir de egemenliğine olan sımsıkı aidiyeti vardı ulu şairin. O, kendine haslığıyla da eşsizleşen, Mevla’sına da dinine de asla leke sürdürtmeyen, memleketinin her işini vazife bilen bir adamdı. Hayatı süresince asla davasından vazgeçmemesi de onun “kahramanlık” timsali biri olduğunu kanıtlıyor biz Asım’ın nesline.

Ne şahsına yapılan hakaretlere sinirleniyordu, ne de göz nuru eserlerine yapılan patavatsızca eleştirilere. Yalnızca hassasiyeti dini ve devletinden yanaydı bu dava adamının. Hangi birimiz yapabilirdik ki bu derin hissedarlığı?

Büyük Millet Meclisi’nin düzenlediği “İstiklal Marşı Yarışması” nın sebebiyet verip, vesile olduğu o eser çıktı bu koca yürekli adamın korkusuz kaleminden. Dergahına çekilip “Kahraman Ordumuza” diye ithafta bulunduğu İstiklal Şiirini yazdı. Elbette ki bu yalnızca bir şiir değildi. Adeta Türk ruhunu coşturan bir yiğitlik abidesi, egemenliğin avaz bağıran hürriyetinin sesiydi.

Marşın kabulü üzere teklif edilen ödülü almaması, Mehmet Akif’in bir özelliğini daha gösteriyordu. Kayıtsız şartsız bu aziz vatan için her şeye karşılıksız yapabilecek yüreğe sahipti. Milletine bahsettiği armağana muhafız olup, onu hak ettiği yere koymamız en büyük arzularındandı yüce şairin. “Allah bu millete bir daha İstiklal Marşı yazdırmasın!” sözleriyle ise, marşımıza karşı vefasını dillendirmiştir halkın kıymetli şairi.

Ey Muhterem Mehmet Akif!

Emanetine ve gösterdiğin yola hakkıyla sahip çıkıyor muyuz acaba? Veya takdire şayan, istikrarlı, tavizsiz yurtseverliğinden pay aldık mı kendimize? Senin her gün taze tuttuğun bu maneviyatı biz bugün yaşatabiliyor muyuz ulu üstad? Senin misyonun ve vizyonuna karşılık bizim duruşumuz reva mıdır bu aziz topraklara? Bir gamsızlık girdabında sürükleniyoruz istiklalimizin gür sesi Mehmet Akif, gel de birkaç mısranda gizli manalarınla dirilt bu gençliği!

Dili Allah kelamıyla nurlu, göğsü imanın serhaddiyle dolu, mürekkebi kelamların en hoşuyla meşgul, bükülmez bilekli, cihat yapıp hür olana niyetli, zalime karşı sivri bir kılıç gibi, mazlumaysa merhamette tükenmez bir nehir gibi olabilmektir temennimiz. Hepimizin zihninde, muhakkak derinde bir Mehmet Akif ruhu olması gerek. Hele ki şu iki yüzlü şekilde ülkemize dikilen gözlere inat?

Milletçe, din, dil, ırk, renk ayrımı olmaksızın böyle sert adımlarla yürüyebilme dileğiyle. Zira bu vatanın her zerresi, emanetlerinde kudretleniyor: Ruhum şad, mekanın cennet olsun ulu üstad…

Yazı: Merve Gözaydın

Mehmet Akif Ersoy kimdir? Mehmet Akif Ersoy hayatı ayrıntılı şekilde anlatarak ve Mehmet Akif Ersoy edebi kişiliği hakkında noktaları ve Mehmet Akif Ersoy ile ilgili bilinmeyenleri açıklayarak, bu sorunun cevabını size detaylı şekilde aktarmaya çalıştık. Umarız istediğiniz bilgilere ulaşmanıza yardımcı olabiliriz.

Mehmet Akif Ersoy’un hayatı, eserleri, şiirleri, şiirlerinde ele aldığı konular, düşünce yapısı, biyografisi hakkında olumlu,olumsuz görüşlerinizi bizimle yorumlar kısmında paylaşabilirsiniz. mehmet-akif-ersoy-hayatı-eserleri-şiirleri-kimdir-biyografisi-edebi-kimliği-düşünce-yapısımehmet-akif-ersoy-kitapları-yazıları-işlediği konularmehmet-akif-ersoy-sözleri-ünlü-sözleri-önemli-sözleri-mehmet-akif-ersoy-biyografisi-yaşamı-hayatı

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*