15 Temmuz İle İlgili Kompozisyon – Yazı – 7 Farklı Örnek

15 temmuz-darbe-demokrasi-bayramı-ile-ilgili-kompozisyon-yazı

15 Temmuz ile ilgili kompozisyon başlığı altında bu günün anlam ve önemini anlatan 7 farklı 15 Temmuz ile ilgili yazı örneğini sizler ile paylaştık. Bu 7 örnek içerisinde 15 Temmuz Şehitleri ve Demokrasi Zaferi ile ilgili kısa-uzun kompozisyon ve yazı örneklerini bulabilirsiniz.

  • 15 Temmuz ile ilgili kompozisyon 
  • 15 Temmuz ile ilgili yazı
  • 15 Temmuz ile ilgili kompozisyon kısa
  • 15 Temmuz şehitleri ile ilgili kompozisyon – yazı
  • 15 Temmuz demokrasi zaferi ile ilgili kompozisyon
  • Darbeler tarihi ve 15 Temmuz darbe girişimi ile ilgili kompozisyon

başlıklarını yazımız içerisinde okuyabilirsiniz.


 1- 15 Temmuz ile İlgili Kompozisyon

Demokrasi Şehitlerimize

15 Temmuz bizim için vatan, millet ve bayrağın ne demek olduğunu anlatan bir kahramanlık destanıdır. 15 Temmuz gecesi bütün halk savaş uçaklarından, tanklardan ve silahlardan hiç korkmamış kendi canını ortaya koyarak vatanına ve geleceğine sahip çıkmıştır.

Türk milleti, ülkemize içeriden ve dışarıdan düşman olmuş ve ülkenin geleceğini karartmak isteyen güçlere karşı ülke için gözünü kırpmadan hayatını feda eden vatanseverlerle doludur. Bu vatanı atalarımızdan nasıl emanet aldıysak 15 Temmuz’da da öyle sahip çıktık. 15 Temmuz şehitlerimiz işte bu emaneti gelecek nesillere bırakmak için gözlerini kırpmadan mücadele etmişlerdir ve bu uğurda şehit olmuşlardır. Bize düşen göreve gelince; 15 Temmuz’da şehitlerimizden aldığımız bu emanete sahip çıkmak, çok çalışmak, bu mücadeleyi unutmamak ve unutturmamaktır.

Türk halkının azmi ve kararlığı sayesinde ülkemiz, bir kez daha işgalden kurtularak bağımsızlığını yeniden kazanmıştır. İşte bu yüzden o gece gözünü kırpmadan ölüme yürüyenlere şehit diyoruz. Şehitlerimiz sayesinde milletimiz yeniden kenetlenerek bir ve beraber olmanın önemini bir kez daha görmüştür. O gece şehitlerimiz canlarını verdiler ama karşılığında da ülkemizin geleceğini kurtarmış oldular. Kendimi bir an için şehitlerimizin yerine koyduğumda yaptıkları bu fedakarlığın ne kadar büyük olduğunu anlamaya çalıştım. Koskocaman tankların önüne çıkarak ve üstlerinden geçen savaş uçaklarının bombalarına rağmen cesaretle sokaklara akın ederek canını hiçe sayıp şehitlik makamına ulaşmışlardır. Bizler de demokrasi şehitlerimizden aldığımız bu vatana sahip çıkıp, yeryüzü var oldukça bayrağımızı dalgalandırmaya, çok çalışmaya ve gerektiğin de canlarımızı ortaya koymaya çaba göstereceğiz.

Bizler o gece her şeyden habersiz huzur içinde uyurken sizler bizim ve vatanımız için canlarınızı veriyordunuz. Siz şehitlerimizi saygıyla ve minnetle anarak emanetinize sahip çıkacağımıza söz veriyoruz. Bir daha darbelerin olmamasını, sizden bize kalan bu cennet vatanda kardeşçe, birlik ve beraberlik içinde yaşamayı diliyoruz.

15 Temmuz Kompozisyon: Betül Yaraş – 7/A – Makina Kimya – Hüseyin Çamtepe Ortaokulu – Demirci / Manisa – 15 Temmuz Hakkında Kompozisyon Yarışması Okul Birincisi – Kaynak 1


2- 15 Temmuz ile İlgili Yazı

15 Temmuz Gecesi

Ülkemizin iyiliğini, refahını istemeyen hain teröristlerin hazırlamış olduğu bu hain darbe girişimini milletimiz alçaklara göğsünü siper ederek, yüzlerce şehit versede geri adım atmayarak engellemiştir.

Vatan hainlerinin hesap edemedikleri çok önemli bir şey vardı. Bu millet birlikti, beraberdi ve tek yürekti. Vatansız darbecilerle savaşmaya sonuna kadar hazırdı. Genç, yaşlı, çoluk çocuk demeden sokaklara çıkıp kimimiz tankların önüne dikildi bir dağ gibi, kimimiz silahlı vatan hainlerine siper oldu çıplak elleriyle, kimimiz de kurşunların hedefi oldu kanını akıttı vatan toprağına. Ne olursa olsun, bir an olsun yılmadık, yıkılmadık vatan toprağımıza, bayrağımıza dört elle sarılıp birlik ve beraberliğimizi koruduk.

Hain darbe girişimi sonucu yüzlerce şehit verdik. Kahraman şehitlerimizden başta Ömer Halisdemir ve diğer şehitlerimiz bayrak için, ülke için kendi canını ortaya koyup o alçak saldırılarda şehit düştüler. Her ne kadar içimiz kan ağlasada ecdadımızın kanını dökerek bizlere emanet ettiği bu vatanı alçaklara teslim etmemenin gururunu yaşadık. Tüm dünyaya Türk vatanının hiç bir zaman parçalanamayacağını bir kez daha gösterdik. 15 Temmuz gecesinde bizim için canlarını veren kahramanlara saygı ve minnet ile…

Türk Milleti’ne yapılmaya çalışılan 15 Temmuz darbe girişimini asla UNUTMAYACAĞIZ.

15 Temmuz İle İlgili Kompozisyon: Kaynak 2


3- 15 Temmuz ile İlgili Kompozisyon Kısa

15 Temmuz Destanı

Milletler tarihleri yaşındadır ve ruhları bu tarih boyunca gelecek nesillere aktarır. Toplumları birleştiren ortak değerleridir. Vatan, millet sevgisiyle yoğrulmuş bir ruh, binlerce yıllık devlet, millet geleneği…

En kötü günlerde bir milletin birlik ve beraberlik içinde olması, direnmesi bunu kimseye zarar vermeden yapması, o milletin vatanına olan sevgisinin ve bağlılığının en büyük göstergelerinden biridir.

İşte bizi hiç düşünmeden sokağa iten güç. Ölürsek ödül, kalırsak ödül. Her türlüsünde kazançlıyız.Çanakkale’de geri dönmeyi hiç düşünmediler, 15 Temmuz’da da geri dönmeyi düşünmeden çıktılar sokağa… Milletin gücü tankların, bombaların gücünden daha kuvvetlidir, daha kalıcıdır.

Dünya duydu, gördü. Toplum birleşti. Şerden hayır doğdu. Allah şehitlerimizin şehadetini kabul eylesin. Çanakkale ruhu içimizden hiç eksik olmasın.

15 Temmuz Kompozisyon Kısa: Adil Dayıoğlu – 15 Temmuz Konulu Kompozisyon – Yazı Kaynak 3


4- 15 Temmuz Şehitleri İle İlgili Kompozisyon – Yazı

Ey Kalpleri Nabzımızda Atanlar

Televizyonlardan ardı ardına şehit haberlerinizi duymakta olduğumuz bu günler, bizlere alıştırılmak istenen günlerdir. Şanlı Türk tarihimiz bu hain saldırılara defalarca şahit olmuştur. Lakin damarlarında asil Türk kanı akmakta olan genci, yaşlısı, polisi, çiftçisi herkes bu oyunlara seyirci kalmamış olmakla beraber yüreğindeki coşkulu vatan sevgisiyle tüm bu zorluklara göğüs germiştir. Kalbi vatan diye atan Türk’e hangi alçak boyun eğemez ki? Çanakkale’den Seyit Onbaşılar, 93 Harbi’nden Nene Hatunlar, Ankara’dan Şerife Bacılar her geçen salise bu vatan üzerinde doğmaktadır, yaşamaktadır. Sen gönlünü ferah tut şehidim, bu vatan bizlere emanettir, bizlere helaldir!

Ateş düştüğü yeri yakar elbette. O ateş, uğrunda sizlerin şehit olduğu. Türk’ün vatanına düştüyse, acırım o zavallı benliğinden bihaber kahpelere ki, Türk o ateşin küllerinden. Hakk’ın da yardımıyla, cenneti yaratır. Ey o al gecenin alnı ak şehitleri! Sen ki herkese nasip olmayan şehitlik şerbetinden tadarak peygambere komşu olmuş mübarek insansın. Demokrasi, vatan, millet ve bağımsızlık uğrunda canını hiçe sayarak sokağa çıktığında yalnız değildin. Topyekün “‘Egemenlik, kayıtsız şartsız milletindir!’’ nidalarını semalara yükseltirken şehitlik mertebesi sizlere nasip oldu. Bizler, sizlerle gurur duyarken, tüm emperyalist güçler de sizlerin kahramanlıklarına gıptayla bakmaktadır. Umarım ki, bu emperyalist güçler, sizlerin sayesinde, bu ülkenin diğer ülkeler gibi parçalanmaya müsait vaziyetle olmadığını görmüşlerdir.

O devletin tüm imkanlarım kullanıp, halkı sömüren, asker kılığına girmiş, dış güçlere hizmet ederek ülkesine ihanet eden gafiller, kendi bindikleri dalı kesmişlerdir.

Biz biliriz ki toplumumuzda ihanet hiçbir zaman kabul görmemiş ve cezasız bırakılmamıştır. Sizleri şehit eden bu hain şebekesi de Türk Ceza Kanunu’nun en büyük cezalarına çarptırılacaklar, yaptıklarının karşılıklarını bu fani dünyada mutlaka göreceklerdir. Unutmamalı ki bir de edebi hayat vardır. Onları beklemekte olan Allah’ın azabı ve cehennem ateşi bedenlerini kasıp kavuracaktır.

Bu kahpece planlanan darbe girişimi bize bir şeyi tekrar gösterdi ki vatanımızı bölmeye çalışan iç ve dış güçler her zaman olacaktır. Bizlerin birinci vazifesi Türk istiklalini, Türk cumhuriyetini, ilelebet muhafaza ve müdafaa etmektir.

15 Temmuz Şehitleri İle İlgili Kompozisyon: Ezginur Özdemir – Sakıp Sabancı Anadolu Lisesi – Beşiktaş / İzmir – 15 Temmuz Demokrasi Bayramı Kompozisyon Yarışması İlçe Birincisi – Kaynak 4

15 Temmuz ile ilgili duygu ve düşünceler ve 15 Temmuz ile ilgili konuşma metni için fikirlerinizi paylaşabilirsiniz.


5- 15 Temmuz Demokrasi Zaferi İle İlgili Kompozisyon – Yazı

EN UZUN VE EN KARANLIK GECE

Ülkemdeki kuşlardan ne haber vardır?
Mezarlardan bile yükselen bir bahar vardır
Aşk celladından ne çıkar, madem ki yar vardır
Hep suç bende değil, beni yakıp yıkan bir nazar vardır
O şarkıya özenip söylenecek mısralar vardır
Sakın kader deme, kaderin üstünde bir kader vardır
Ne yapsalar boş, göklerden gelen bir karar vardır
Yanmışsam, külümden yapılan bir hisar vardır
Yenilgi yenilgi büyüyen bir zafer vardır”

(Sezai Karakoç)

Zamanın adeta donduğu, bütün renklerin katran karasına dönüştüğü 15 Temmuz gecesi…Bir geceden daha ötesi… Dostla düşmanın sezildiği, zifiri karanlıklar yüzünden göz gözü görmediği o bahtsız gecede çalıların arasından bir kuş uçar gökyüzüne. Gecenin karanlığında bir kez olsun ardına bakmadan uçar maviliklere. Buz gibi bir kurşun çıkar namludan, değer göğüs kafesine. Bir dağ yıkılır yere, gözünden yaş akmadan. Hangi yürek gider şehadete böyle gözünü kırpmadan. O koca yürek nasıl sığar o daracık toprağa?

15 Temmuz gecesi milletin uçakları ve tankları sürülür milletin üzerine. Millet o karanlık gecede yaşlısıyla genciyle, kadınıyla erkeğiyle sokaklara dökülür bayrağına ve milletine sahip çıkmak için. Bir dehşet yaşanır o gece.  Akif şu mısralarında sanki o geceyi anlatmış bize: “Saçıyor zırha bürünmüş de namert eller/Yıldırım yaylımı tufanlar, alevden seller/Veriyor yangını, durmuş da açık sinelere/Sürü halinde gezerken sayısız tayyare”

O gece leş kargaları dadanır her karış toprağı kanla sulanan güzel ülkeme. Senaryosu haince yazılan bir oyun sahnelenmeye çalışılır gecenin karanlığında. Fakat bu oyun, bu milletin yabancısı olduğu bir oyun değildir. İşte o an yanar ışıklar, düşer perde, çıkar hainlerin oyunu gün yüzüne. Kutsal üniformayı giymiş çakallar nasıl dans eder asil kurt sürüsüyle? 1915’te Çanakkale Boğazı’nı nasıl geçebilirler

Zor zamanlarda kenetlenmeyi çok iyi beceren bu millet; bu vatanın kahramanlar diyarı Anadolu’nun genci, kadını, erkeği, çoluğu çocuğu o mahşer gecesi gücünü gösterir hainlere. Tankları ve toplan olmasa da sarsılmaz imanları vardır göğüs kafeslerinde. Onlar ki “Bir hilal uğruna ya Rab ne güneşler batıyor” sözünü şehit kanlarıyla nakış nakış işlerler yüreklere. Hiçbiri ardına bakmayı, geleceğe dönük hesaplar yapmayı geçirmez aklından.

Bu vatana saldıran sülükler, bu kahraman milletin her bireyinin namusuna, bayrağına ve vatanına göz dikildiğinde nasıl birer yiğit asker olacağını hesap edemediler. Ölüme gülerek giden bir milleti tankla tüfekle püskürtmeyi denediler. Ne yazık ki tarih yine tekerrür etti ve hainler hıyanetlerinde sınır tanımadılar. Fakat dün olduğu gibi bugünde hainler geldikleri gibi gittiler. Milletin birlik duvarından bir taş bile sökemediler. Duvarın altında kaldılar.

Bu gidiş son, bu zulüm son, yaşanılan acılar son değildi. Bu topraklarda yaşamanın bir bedeli vardı. Yiğitler o gece bunun bedelini canlarıyla ve kanlarıyla ödediler. Yılmaz kudretimizle, bu bayrağa, bu toprağa olan aşkımızla, içimizdeki imanımızla onları kendi nefret denizlerinde boğduk. Hainlerin türlü oyunlarını birliğimiz ve dirliğimiz bozdu. Bizden gibi görünüp de bizden olmayan ama sinsice içimizde saklanan hainler milletin gücüyle yerle yeksan oldu. O an tüm vatan evlatları o güzel “Gençliğe Hitabe”yi hatırladı. Nasıl bir kan taşıdığımız belli olduğu için yazılmıştı o satırlar. O satırlar şöyleydi ve harfiyen uygulandı:

“Bir gün, İstiklal ve Cumhuriyeti müdafaa mecburiyetine düşersen, vazifeye atılmak için, içinde bulunacağın vaziyetin imkan ve şeraitini düşünmeyeceksin! Bu imkan ve şerait, çok namüsait bir mahiyette tezahür edebilir. İstiklal ve Cumhuriyetine kastedecek düşmanlar, bütün dünyada emsali görülmemiş bir galibiyetin mümessili olabilirler. Cebren ve hile ile aziz vatanın, bütün kaleleri zapt edilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir. Bütün bu şeraitten daha elim ve daha vahim olmak üzere, memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar gaflet ve dalalet ve hatta hıyanet içinde bulunabilirler. Hatta bu iktidar sahipleri şahsi menfaatlerini, müstevlilerin siyasi emelleriyle tevhit edebilirler. Millet, fakr ü zaruret içinde harap ve bitap düşmüş olabilir. Ey Türk istikbalinin evladı! İşte, bu ahval ve şerait içinde dahi vazifen; Türk İstiklal ve Cumhuriyetini kurtarmaktır. Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur!”

Bu onurlu ve aziz milletin istikbalini Sevr’le ve Lozan’la karartmak isteyen zihniyetin uşakları, bu cuntacı hainler, karanlığı fırsat bildiler. Fakat bir vatan evladının, Niğdeli Ömer Hali Demir’in gerekirse bir kuş olup şehadete ereceğini, kendi yüreksizlikleri ve korkaklıklarından ötürü göremediler. “Bu ezanlar ki şehadetleri dinin temeli” diyen bir milletin kahraman evlatları, o gece okunan ezanlarla ve verilen selalarla, Allah Allah nidalarıyla, İstanbul’u fetheden Fatih misali, göz kırpmadan koştular ölüme.

O gece Türkiye tek yürek oldu. Kalpler milletin istiklali ve istikbali için attı. Ankara’da, İstanbul’da,ve nice Anadolu şehrinde millet sokaklara dökülerek vatanına sahip çıktı. Tenler, cinsiyetler, simalar farklıydı; lakin duygular ve düşünceler tekti. Hüzünlü yürekler vatan elden gidiyor diye haykırdı o gece. Türk’ü, Kürd’ü, Lazı, Çerkezi yine bir olmuştu çakal sürüsünün karşısında. Sahibi millet olan uçaklar, milletin iradesinin temsil edildiği milletin meclisine bombalar yağdırmıştı. Üniformasında Türk bayrağı taşıyan hainler kendi bayrağına kurşun sıkmıştı. O talihsiz anlarda vatanın ve milletin hür iradesine kurşun sıkan hainleri hazin bir son bekliyordu. Tıpkı İstiklal Savaşı’ndaki gibi bu millet bağımsızlığını şansa bırakmamıştı. Sabahın ilk ışıklarıyla birlikte darbecilerin bütün çirkinlikleri tamamıyla çıkmıştı ortaya. FETÖ denilen baş hain, vatanında bile duramayacak kadar korkaktı işte.

Sabahın ilk ışıklarıyla birlikte güneş yine doğuyordu ufuklardan. Buğday sarısı güneş, sanki gülümsüyordu üzerimize. 250 şehidin kanlarıyla kazanılan özgürlüğü müjdeliyordu bize. Pensilvanya’daki hainin kuklalan yakalanmıştı birer birer. İstiklal Marşımızın ilk mısrası “Korkma” diye başlıyordu. O gecenin sabahında tüm dünya bir kez daha anladı bu “Korkma” sözüyle ne demek istendiğini. Millet her zamanki gibi korkmamıştı yine. Zira zafer korkmayanlarındı. Bu kahraman millet, korkunun ne demek olduğunu henüz bilmiyordu.

Allah bu aziz millete böyle karanlık ve acı dolu günler göstermesin. Şehitlerimizin ruhu şad olsun. Sözlerimi Dursun Ali Erzincanlı’nın “Otuz Kuş” adlı şiirinden aldığım, Ömer Halisdemir’in diliyle söylenen şu mısralarla bitirmek istiyorum: “Baba, milletime söyle/Al bayrağın dalgalandığı her yerde biz varız./Paşama söyle, namusumu çiğnetmedim/Anama, çocuklarıma, eşime, kardeşlerime de ki,/Ömer size bir vatan bıraktı./Çekinmeden bu vatan bizim diyebilirsiniz./Çünkü bedelini ödedim/Baba, ben oğluma, Ertuğrul’a bu vatan için ölmeyi öğrettim/Sen de bana öğrettiğin gibi ona vatan için yaşamayı öğret/Bu vatan sizin baba/30 kurşun yedim, bedelini ödedim/Babacığım hürmetle ellerinden öperim./Ben babamın en hüzünlü yanıyım/Ben babamın aslan kahramanıyım/Ben vatanımın asil kahramanıyım.”

15 Temmuz Kompozisyon Uzun: Buse Rüstem – İmkb Kız Teknik Mesleki Lisesi – Trabzon – 15 Temmuz Darbe Girişimi Karşısında, Bir Milletin Demokrasisine ve İradesine Sahip Çıkma Bilinci Kompozisyon Yarışmanın İl Birincisi – Kaynak 5

15 Temmuz ile ilgili deneme yazısı15 Temmuz ile ilgili metin başlıkları ile ilgili yorumlarınızı aktarabilirsiniz.


6- Darbeler Tarihi ve 15 Temmuz Şehitleri İle İlgili Kompozisyon – Yazı

BU EL YABANCI DEĞİL!

2016 Temmuz’unun on beşinci gecesi Firavun’un orduları tuzak kurmuşken Musalara, asırlar sonrasında değişen sadece zaman ve mekandı. Kızıldeniz’in imana yol serdiği gün gibi, kapatılan boğazlardan Marmara’ya, karanlık gecenin biricik aydınlığı, gökyüzünün mehtabı aksediyordu. Gecenin sancılı karanlığında tutak kurucular, ihanet kokan emirlerini savuruyordu etrafa. Göklerde yankılanan zamansa salalar, iman dolu gönüllere yol buluyor, gönüllerdeki vatan sevdası harlanıyordu. Bu kara leke tarihe “15 Temmuz ihaneti” diye geçiyordu.

Atılan her mermi iman dolu bir göğse rastladığında sönüyor, söndüğü yerden yükselen bir nur, lacivert göğe yıldız yıldız işleniyordu. Abdestli alınlara değdi mi kirli bir namlu, hararetli nefeslerinden bir çırpıda “Tevhitler* dökülüyordu. Anneler yavrularını ellerinde ay yıldızlı, al bayrak, dillerinde fetihler ile uğurlarken; gözü yaşlı, beli bükülmüş nineler ıslak seccadelerinde duaya sarılıyordu.

Ve karanlığı delen bir ses:

“Onlar tuzak kurdular. Allah da tuzak kurdu. Allah tuzak kuranların en hayırlısıdır ” ayetiyle teselli veren bir Reis’in, ihanetin ordularına kükremiş sel gibi karşı koyan Cumhur’u…

Meydanlar, şehadet şerbetine susayan, kefenini kendi elleriyle giyen, tankın karşısına milleti için siper ettiği etten ve kemikten bir kalkan ile dikilen insanlarla dolu.

Secde değen alınlara dayanan namluları tutan el hangi ihanetin süreğeni?

Darağacındaki Menderes’in gölgesi düşüyor yüzümüze ve küçük oğlu Aydın’ın gözyaşları. Radyodan infaz haberini aldıklarında hanelerine üşüşen karanlık yüreğimize çörekleniyor. “O naif boynuna hangi el geçirebilir ki yağlı ilmeği?” diye düşünürken babasıyla son kez göz göze gelişi geliyor aklımıza.

Mustafa Pehlivanoğlu’nun mektubundaki son selam dokunuyor yüreğimize. Kundakta bir bebek. Ezanlarla okuyor babası adını kulağına ‘Mustafa” diyor Hz Muhammed Mustafa ile birlikte anılsın adın. Arşın gölgesinde soluklanasın. Bir evlattır Mustafa, büyüyüp serpilen bir umuttur Mustafa. Tek suçu onlar gibi düşünmemek olan bu genç adam ekmeği işkence, suyu katran, havası hicran olan kara bir hücreye atılıyor. Sonra bir kuşluk vaktinde ölüme götürülüyor. Hayattayken öpemediği elin özlemini ve alamadığı helalliği kağıdına döktüğü gözyaşlarına emanet ediyor ailesine yazdığı son mektubunda…

Ve ikna odalarına sürüklenen bir genç kızın başındaki örtüyü çeken ele karşı ’Sizler Fransız askerleri değilsiniz!’ çığlıkları saplanıyor zihnimize. Bir kadının kalesi yıkılıyor. Vahyin ağırlığını bile teskin eden örtü alınınca başından, ruhu eziliyor. Genç kızların vehimlerinde ‘Bazen ölüm vardır, ölümden önce gelir.” dizesi manası buluyor. Ölmeden ölüyor bazıları.

Bu el Menderes’in ilmeğini çeken eldir!..
Bu el Mustafa’nın infazını yazan eldir!..
Bu el nice genç kızların hayallerini başörtüsü ile birlikte alan eldir!..
Bu el Ömer Halisdemir’in vücuduna isabet eden mermileri ateşleyen silahın tetiğinde bekleyen eldir!..
Ve bu el onun şehadetiyle kendi cehennemlerinin odununu ateşleyen eldir!..

Fakat onlar bilmiyorlar. Bir Menderes aldıklarında, bizden bin Menderes doğar. Bu ülkede bir Pehlivanoğlu’nu yok ettiklerinde, herkes pehlivan kesilir. Bir kadının örtüsüne uzanan eli, Sütçü imamların mermileri indirir. Ve bir Ömer yumdu mu gözlerini hayata, seksen milyonun gönlünde Ömerler dirilir.

Geçirdiği her yıkımdan sonra biraz daha doğrulan, her ferdi “Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki feda?” diye haykıran, “Birlik hakimiyettir, hakimiyet milletindir” diyen liderlerle; hürriyetine göz dikmişlere karşı koyan bir ülkenin kara tarihlerini, şehit kanıyla sulanmış vatan topraklarına gömdüğü şanlı mazidir 15 Temmuz.

Bu milletin asıl sahiplerinin, vatanını satmış hainlere karşı ördüğü iman surlarını hiçbir darbe ile yıkmaya güç yetiremeyeceklerinin belgesidir 15 Temmuz.

Vatanını, namusunu, hürriyetini çiğnetmeyip, tarihten utanmayan, onu kendine rehber edinen bir neslin “Asım’ın nesli” olduğunu kanıtlayışıdır 15 Temmuz.

Ve öyle bir millettir ki Türk Milleti:

Karanlığa her sürükleyişlerinde, yüreğindeki vatan ve iman aşkıyla tutuşturduğu meşalesini, bir umut ışığı olarak görüp aydınlığa kavuşan.

Kardeşinin örtüsüne uzanan ellere haddini bildiren Sütçü İmamlar büyüten…
Darağaçlarındaki yüzleri soldurmayıp her bir ferdinin gönlünde yeni Menderesler, Mustafalar yeşeren,
Hangi el bizi ölümle korkutabilir? Bize ölüm “Ba’sü ba’del mevt” müjdesidir.
Bu sevda, bu iman ve ebediyet bizimken:
Cehennem olsa gelen, göğsümüzde söndürürüz.
Bu yol ki Hak yoludur, dönme bilmeyiz, yürürüz.
Değil mi ortada bir sine çarpıyor, yılmaz,
Cihan yıkılsa emin ol bu cephe sarsılmaz!

15 Temmuz Darbe Girişimi ile İlgili Kompozisyon – Yazı: Zeynep Hare Baş – 11/A – Darbeler Tarihi ve 15 Temmuz Şehitlik konulu deneme yarışması il birincisi – Kaynak 6


7- 15 Temmuz ile İlgili Kompozisyon Örnekleri

15 temmuz-darbe-demokrasi-bayramı-ile-ilgili-kompozisyon-yazı

15 Temmuz ile İlgili Kompozisyon Örnekleri : Bahar Varol – 11. Sınıf – Şehit Ozan Onur İlgen Anadolu Lisesi – Seyhan / Adana – 15 Temmuz Milli Birlik ve Demokrasi Konulu Kompozisyon Yarışması Okul Birincisi

15 Temmuz Demokrasi Zaferleri ile İlgili Kompozisyon -Yazı ve 15 Temmuz Şehitleri Hakkında Kompozisyon – Yazı başlığı ile ilgili düşüncelerinizi yorumlar kısmında paylaşarak yazımızın gelişimine katkıda bulunabilirsiniz.


15 temmuz-darbe-demokrasi-bayramı-ile-ilgili-yazı-kompozisyon


Kaynak:

1- http://demircimkho.meb.k12.tr/icerikler/15-temmuz-konulu-kompozisyon-yarismamiz-sonuclandi_2933793.html

2-https://eodev.com/gorev/11313700

3a-https://eodev.com/gorev/8995168

3b-http://www.eminhaber.org/halkin-darbe-girisimiyle-ilgili-dusunceleri-ani-defterinde.html

4-http://sabancilisesi.meb.k12.tr/tema/dosyadetay.php?KATEGORINO=342558&git=111

5-https://www.61saat.com/bolgesel/o-kompozisyon-odulu-aldi-en-uzun-ve-en-karanlik-gece-h406307.html

6-http://bulbulhatun.meb.k12.tr/icerikler/15-temmuz-konulu-kompozisyon-yarismasi-il-birinciligi_4224722.html

7-http://sehitozanonurilgenal.meb.k12.tr/icerikler/15-temmuz-kompozisyon-yarismasi-sonucu-belli-oldu-16102017_3675081.html

 

1 yorum

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*