Mehmet Akif Ersoy ile İlgili Kompozisyon-Yazı

mehmet-akif-ersoy-ile-ilgili-yazı

Mehmet Akif Ersoy eserleri, kişiliği, karakteri, milli mücadeleye katkıları, edebi kişiliği, İstiklal Marşı’nın yazarı olması sıfatıyla tarihimizde çok önemli yer tutan bir şairdir.

Usta şair Mehmet Akif Ersoy’u anlatan, içinde yarışmalardan derece almış yazıların bulunduğu 4 farklı kompozisyon hazırladık. Mehmet Akif Ersoy ile ilgili kompozisyon örneklerinden en az bir tanesinin sizin ilginizi çekeceğini düşünüyoruz. İyi okumalar.

Mehmet Akif Ersoy ile İlgili Kompozisyon Örneği 1

Konu Başlığı: Bir Dava Adamı Mehmet Akif Ersoy

Bir dava adamı, davasına inanan, davasını anlayan ve davasını hayatında ki her şeyi pahasına yaşayandır. Bir dava adamı olmak, bir konuyu kendi menfaati olmadan görüşleriyle savunmaktır.

Mehmet Akif Ersoy, milli marşımızın yazarıdır. Yazdığı marş kutsal nitelik taşımaktadır. Mehmet Akif edebi kişiliği ile üstün bir kişiliktir. Yüksek zekası ve düşünürlüğü ile milletimize yol göstermiştir. Yazdığı marş ile halkın gönlünü fethetmiştir. Aynı zamanda kurtuluş savaşında büyük bir mücadele vermiştir. Kurtuluş savaşı döneminde yazmış olduğu şiirler ile askerimize ve halkımıza büyük bir moral kaynağı olmuştur.

Mehmet Akif hayatı boyunca lüksten uzak durmuştur. Şan ve şöhret onun için hiçbir zaman ön planda olmamıştır. Milli marş için yapılan yarışma ödüllü olduğu için katılmak istememiştir. Yarışmaya arkadaşlarının ısrarı sonucu katılmıştır.

Yazdığı eser 12 Mart 1921′ de milli marşımız yani İstiklal Marşı olarak kabul edilmiştir. Mehmet Akif dinine ve davasına sadık üstün karaktere sahip biridir. Yazdığı İstiklal Marşı ile büyük bir devrime öncülük etmiş, milletin gönlünde taht kurmuştur.

Biz Türk gençliği, İstiklal Marşı ve daha bir çok önemli eserin yazarı usta şair Mehmet Akif Ersoy’u her yıl saygı ve minnet ile anıyoruz.

Yazı: Aydın Aydemir

Mehmet Akif Ersoy ile ilgili kompozisyon temalı yazımız hakkında olumlu ve olumsuz fikirlerinizi yorumlar kısmında belirtebilirsiniz.


Mehmet Akif Ersoy Hakkında Kompozisyon Örneği 2

Konu Başlığı: İstiklal Şairine

Askere: “Millet arkanızda, Allah yanınızda, kuvvet sizde” diyen şair. Savaşa direnişe en güçlü silahla katılan şair. Kalemiyle, kağıdıyla, sözleriyle istiklal yazan şair. Milletin hislerine tercüman olan şair.

Mehmet Akif Ersoy güçlü ve özlü sesiyle, dik duruşuyla, iman dolu yüreği ve örnek olacak yaşam tarzıyla her daim Türk Millet’inin en müstesna şairi olmuştur. Hele söz konusu vatan ve bağımsızlık olduğunda adeta kükremiş bir aslan gibidir. “Sahipsiz olan vatanın batması haktır, sen sahip çıkarsan bu vatan batmayacaktır” mısraları ahengi sağlamak için değil, millete vatana sahip çıkması için söylenmiştir.

Ezelden ebede hür yaşamış bir milletin boynuna takılmaya çalışılan tasma onu çileden çıkartmış, milletine damarlarında akan kanın ne kadar kutsal olduğunu hatırlatmıştır. Şehitlerimizin yalnızca bir toprak olmadığını, bu toprakların vatan olması uğrunda nasıl yok olduklarını: “Şüheda fışkıracak toprağı sıksan şuheda” mısralarıyla milletin yüreğine kazımıştır.

“Hayır, hayal ile yoktur benim alışverişim. Her ne demişsem inan görüp de söylemişim” diyen şair. Kufe şiiriyle yetimlerin başını okşamış. Seyfi Baba’yla yalnızlığı, fakirliği, çaresizliği, merhameti nakış nakış milletin yüreğine işlemiştir. Kocakarı ile Ömer şiiriyle edata asrı saadeti yaşatırken, Çanakkale Şehitleri Destanında bu milleti ölüme imrendirmiştir. Kürsülerde çığlık çığlığa haykırmış. Bülbül ile maziye ağlamıştır. Her insan bir anadan doğmuştur, Mehmet Akif Türk milletinin kaderinden doğmuştur. Ve bu milletin öz çocuğu olmuştur.

Bütün bir ömür kendisi için değil millet için yaşamış, ömrünü bu uğurda harcamıştır. Zalimi asla sevmeyen, zulmü alkışlamayan şairin sözünü kendine ilke edinen Asım’ın nesli, vatan şairine minnettardır ve onu unutmayacaktır.

Yazı: Nefise Kokoğlu

Mehmet Akif Ersoy hakkında kompozisyon temalı yazımız hakkında olumlu ve olumsuz fikirlerinizi yorumlar kısmında yazabilirsiniz.


Mehmet Akif Ersoy Hakkında Kompozisyon 3

Konu Başlığı: Özgürlüğün Sesi

Her insan muhakkak bir gün son nefesini verir. Lakin kimi toprağa kimi de yüreklere gömülür. Kimi insanlar vardır, onlar gitse de; izleri kalır kalplerde. Varlıkları silinse de geriye bıraktıklarıyla akıllarda yer edip, yüreklere dokunmayı başarırlar. İşte bu nadir bulunan insanlardan birisidir, Mehmet Akif

Başta İstiklal Marşı çınlarken kulaklarımızda, veyahut da ecdat gelince akla; gözümüzün önünde beliriveriyor, Mehmet Akif Ersoy. Ölümünün üzerinden yıllar geçmesine rağmen hala biz Türk Millet’ine umut olabilmesi gurur verici. Savaş yıllarında milletin yanında olup; umutsuzluğa mahkum edilmiş bir milleti ayağa kaldırması ayrı ayrı gurur kaynağı. Çünkü asıl savaş insanın içinde başlar ve insan ümidini kaybedince savaşta kaybedilir. İşte milli şairimizde halkın kalbine ümit tohumları serpmiş, umutlarını yeşertmiş ve milli iradenin sesi olmuştur. Bizim milli irade dediğimiz de ulusun hiçbir baskı altında kalmaksızın fikrini ortaya koyması, tabiri caizse özgürlük değil midir? Bu millet milli iradesi çiğnendiği zaman Mehmet Akif’in hep şu sözlerine kulak verdi: ” Tükürün milleti alçakça vuran darbelere. Tükürün onlara alkış dağıtan kahpelere.” Biz de öyle yaptık. Milli irademiz için aslan gibi kükredik, gök gibi gürledik ve özgürlüğümüze sahip çıktık. Çünkü tarihi zaferlerle, kahramanlarla dolu bir millet bu kadar kolay pes edemezdi. Hele ki Mehmet Akif gibi şairleri olan bir millete bu zillet yakışmazdı. Vatan uğruna şehitler verdiğimiz zaman Mehmet Akif’in şu mısralarına sığındık: “Ne büyüksün ki kanın kurtarıyor tevhidi. Bedr’in arslanları ancak, bu kadar şanlı idi.” İşte o zaman verdiğimiz şehitlerin acısını bu mısralar, bir merhem gibi sarıyor. Zafer sonrasındaysa dudaklarımızda, yine milli şairimizin tüm yüreğiyle yazdığı İstiklal Marşı alıyor. Al bayrağın ihtişam içinde dalgalanmasına gururla bakarken, gür sesimizle söylediğimiz marşımız.

İşte biz Türk Millet’inin diğer milletlerden farkı da budur. Başta Mustafa Kemal gibi kahramanlarımız ve Mehmet Akif gibi şairlerimiz olmak üzere, bizim ecdadımız can verdikten sonra bile milletine ilham olup, tarih sayfalarına yeni zaferler yazdırabilir. Umudumuz daim, birlikteliğimiz kaim; zaferimiz ebedi olsun. Milli şairimizin de deyişiyle; “Allah bu millete bir daha İstiklal Marşı yazdırmasın.”

Yazı: Zeynep Konuç

Mehmet Akif Ersoy hakkında deneme yazımızı hakkındaki görüşlerinizi yorum olarak yazabilirsiniz.


Mehmet Akif Ersoy ile İlgili Yazı 4

Konu Başlığı: Asım

Gençlik nedir?
Kimdir genç?
Yaşı genç olan herkes “genç” midir?
Bugünü yaşayanlar mıdır gençler?
Yoksa bugünlerde doğanlara mı deriz genç diye?
Yolda yürürken Ahmet Amca, o tanımadığı on yedisindeki çocuğa seslenir “Genç!” diye.

Yaşı on yedi olan değildir genç olan. Bugüne doğan, bugünü düşünen, bugün yaşayan değildir genç. Bir memleketi kurtaracak olan, odur genç. Bugünde kalan değil, geçmişini bilen, düşünen; sadece bakan değil o günlere, o günleri gören, gördüklerinden ders alan, geleceğe bu şekilde yön veren, bugünü görüp düşünen, hayal edenlerdir aslında gençler.
“Fikri hür vicdanı hür irfanı hür.” Olanlardır Ulu Önder’in de dediği gibi. Bakmayın, tüm dünyada böyle değildir elbet gençler ama bize ne onlardan? Mustafa Kemallerden, Nazım Hikmetlerden. Mehmet Akif Ersoy‘lardan kalan kutsal Cumhuriyet’in istediği gençliktir bu gençlik. Pekala Ulu Önder de bunu demiştir zaten.
Asım’ın Nesli, demiş İstiklal Şairimiz bize kendi gençlik ideallerini sunarken. Takdir edersiniz ki bu cennet vatanın ihtiyacı olan “gençliği” onun kadar iyi bilen kişi sayısı azdır. Peki ama kim bu Asım’ın Nesli? Kimdir Mehmet Akif’in genci?
Öncelikle, duran değil; canlı, çevik olanlardır. Tembelliğiyle övünen değil, çalışkanlığıyla görünendir
Pek tabii bunun yanında kafasını kullanandır. Ne demiştik? Gençlik düşünür, gençlik öğrenir, gençlik okur, gençlik yazar. Geçmişten aldıklarını bugün işleyip, geleceğe en iyi şekilde bırakmaya çalışır gençlik. Eğitiminden ve öğreniminden asla taviz vermez, işte onlardır Asım’ın Nesli.
İlme, fenne önem verir Asım’ın Nesli. Zamanın gereksinimi, hu doğrultuda edindiği bulgusu ne ise okur ve öğrenir. Bir yenisini kendisi bulmak için uğraşır.
Çalışkandır Asım’ın Nesli. Durdukça rahat edemez. Tembel gencin bilirsiniz ki kendisi dahil kimseye bir faydası bulunmaz. Çalışkanlık dediysek kuru kuruya ders çalışmayı anlamasın kimse. Asım’ın Nesli ilerlemek için çalışır. Kendisini bir adım daha öteye taşımak için çalışır ki esas olan budur.
Umut eder Asım’ın Nesli. Umut vardır çünkü her daim içinde. Hayal eder. Hayal eder ki gerçekleştirmek için her gün çabalayacağı, ona doğra yorulmadan ve yılmadan koşacağı bir ütopyası olsun Hayal eder ki başarsın. Azmeder bir yandan da. Azmeder çünkü bilir Asım’ın Nesli, çabalamadan kazanamaz, kazansa dahi başarılı olamaz.
Öyle bir konudur ki günümüzde pek muallaktadır… Asım’ın Nesli dindardır, demiş Mehmet Akif. Ne güzel demiş. Peki ama nasıl dindar olacak bu nesil? Her tarafta dini, İslam’ı bu denli gösteriş, bu denli kâr, bu denli menfaat için kullananlar varken… Nasıl bilecek bu nesil dindarlığı?
Elbet okuyarak ve düşünerek bilecek. Kimseyi dinleyerek, takip ederek değil; iradesini ve aklını kullanarak bilecek. Kimseyi sevdiğinden, kimseyi kovaladığından değil; Allah’ı sevdiğinden, doğruyu kovaladığından dindar olacak.
Örnek olarak; kimseye göstermek maksadıyla değil, sadece kendi inandığı, gördüğü ve anladığı için dindar olacak.
Bir başka sahipliğiyse Asım’ın Nesli’nin, şüphesiz ki ahlaktır. Ahlaktan yoksun birinin doğruya ilerlemesi söz konusu değildir.
Asım’ın Nesli mert olmalıdır, hakkı, hukuku her daim ve her ne pahasına olursa olsun savunandır, zulmetmemelidir katiyen, işte bu yüzdendir ki: “Zulmü alkışlayamam, zalimi asla sevemem; Gelenin keyfi için, geçmişe kalkıp sövemem.” der Mehmet Akif Ersoy.
Son bir husus vardır ki Asım’ın Nesli’nin sahip olacağı, bize doğduğumuz andan, gözümüzü yumana kadar uğruna savaşmamız akdedilmiş kutsal bir davadır.
Vatanını sever Asım’ın Nesli. Bayrağını teslim etmez, marşına saygı duyar, dalgalanan şanlı bayrağa gururla kalkar başı. Öyle ki yolda Atasının fotoğrafını görse durup da selam vermek gelir içinden!

Velhasıl; vermez, dünyaları alsa da bu cennet vatanı!
Gençlik kimdir demiştik değil mi?
Gençlik, Asım’ın Nesli’dir.
Saygı ve rahmetle…

Yazı: Ege Bekar


Mehmet Akif Ersoy ile ilgili yazı, Mehmet Akif Ersoy hakkında yazı temalı paylaşımımıza olumlu ve olumsuz yorumlarını yorumlar kısmından belirtebilirsiniz.

Mehmet Akif Ersoy ile ilgili kompozisyon kısa ve uzun yazılarımız hakkında düşüncelerinizi lütfen belirtiniz.mehmet-akif-ersoy-hakkında-kompozisyon-ile-ilgili-yazı-örneğimehmet-akif-ersoy-ile-ilgili-yazı


 

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*